Kredi & Tasarruf

Acil Durum Fonu ve Oluşturulması

Arabamın debriyajı bir kavşakta bıraktığında cüzdanımda kredi kartından başka hiçbir şey yoktu. Tamir 14 bin lira tuttu, ben de üç taksitle ödeyip "nasıl olsa hallolur" dedim. Sonraki dört ay boyunca o taksit her maaşımın bir dilimini götürdü ve o dönemde ne tasarruf yapabildim ne de rahat uyudum. Acil fon fikrini gerçekten anlamam, kitap okumakla değil, işte böyle bir faturayla oldu.

Önce sorunu doğru tanımlayalım

Acil durum fonu, "ileride bir şeyler alırım" diye kenara koyduğunuz para değil. Amacı büyümek de değil, sizi borçlanmaktan korumak. Ben ikisini uzun süre karıştırdım: birikimim vardı ama hepsi ya vadeli hesapta kilitliydi ya da bozmaya yüreğim el vermeyen bir yatırımdaydı. Sonuç olarak nakit ihtiyacı doğduğunda gidip kredi kartına yükleniyordum.

Acil sayılan durumları kendim için üç maddeye indirdim: gelir kaybı (işten çıkarılma, serbest çalışıyorsam ödemelerin gecikmesi), sağlık (sigortanın karşılamadığı fark, diş, gözlük) ve zorunlu tamir (kombi, araç, çatı, buzdolabı). İndirimdeki telefon, düğün hediyesi, tatil bunlara girmiyor — onlar için ayrı bir "planlı harcama" kalemi tutuyorum. Bu ayrımı yapmadan fon kurmak, delik bir kovaya su taşımak gibi.

Ne kadar olmalı?

Klasik cevap "3-6 aylık gider" ama bu herkese uymuyor. Ben şöyle düşünüyorum:

Dikkat: gelir değil zorunlu gider hesaplıyoruz. Kira, fatura, market, ulaşım, taksitler, aidat. Kahve ve abonelikler kriz döneminde ilk kesilen şeyler, onları fona dahil etmek gereksiz baskı yaratıyor.

Parayı nerede tutmalı? Seçenekleri karşılaştırdım

Asıl karar burada veriliyor. Fonun üç özelliği olmalı: hızlı erişim, anapara oynaklığının olmaması ve mümkünse enflasyona karşı biraz nefes. Denediğim seçenekler:

SeçenekErişim süresiGetiri durumuRiski / zayıf yanıFon için uygunluk
Vadesiz hesapAnındaYok denecek kadarEnflasyona eziliyor, harcama dürtüsü yüksekSadece küçük bir tampon için
Günlük/kısa vadeli faizli mevduat1 iş günüOrtaBankaya göre alt limit ve stopajAna gövde için çok uygun
32 gün vadeli mevduatVade bozulursa faiz kaybıOrta-iyiErken bozmak cezalı gibi işliyorFonun ikinci diliminde
Para piyasası / likit yatırım fonuGenelde 1 iş günüOrta-iyiFon giderleri, işlem saatlerine bağlıUygun, ama hafta sonu erişimi yok
Döviz veya altın1-2 gün, satış farkı varDeğişkenYanlış anda satmak zorunda kalabilirsinizKısmi, tamamı asla
Hisse / uzun vadeli yatırımFiyata bağlıUzun vadede yüksekİhtiyaç anı ile düşüş anı çakışabilirUygun değil
Kredi kartı limiti / krediAnındaNegatif (faiz)Borç yaratır, kredi notunu etkilerFon yerine geçmez

Şu son satır üzerinde durmak istiyorum: birçok kişi "limitim var, bana fon gerekmez" diyor. Ama kredi bir araç, yastık değil. Kriz anında kullanılan kredinin faizi, aynı dönemde gelir kaybıyla birleştiğinde durumu ikiye katlıyor. Faizin nasıl işlediğine ve kredi ürünlerinin farklarına dair içerikleri okumak burada işe yarıyor; ama okuduktan sonra varılan yer genelde şu oluyor: nakit yastık, en ucuz krediden bile ucuz.

Benim uyguladığım kurulum

  1. Fonu ikiye böldüm. Birinci dilim, bir aylık giderin yarısı kadar, aynı bankada ayrı bir hesapta ve kartı yok. Gece 23.00'te kombi patlarsa buradan çıkıyor. İkinci dilim, geri kalanı, faiz getirisi olan kısa vadeli bir hesapta.
  2. Otomatik talimat kurdum. Maaş girdikten bir gün sonra sabit bir tutar fona gidiyor. Elle yapmayı denedim, ay sonunda "bu ay olmadı" diyordum.
  3. Hesabı ayrı tuttum. Günlük harcama hesabımla aynı yerde durduğunda o para bana hep "fazla bakiye" gibi görünüyordu. Farklı bir kurumda tutmak, mesafeyi psikolojik olarak da koyuyor.
  4. Hesap açarken masraf kalemlerine baktım. Yıllık kart aidatı, hesap işletim ücreti gibi kalemler küçük bir fonun getirisini silebiliyor. Banka hesap türlerini ve ücretleri karşılaştırmak burada gerçekten para kazandırıyor.
  5. Her kullanımdan sonra yeniden dolduruyorum. Fondan 5 bin çıktıysa, sonraki iki ayın hedefi onu yerine koymak. Bu adımı atlayan çoğu kişi bir yıl sonra fonunun bittiğini fark ediyor.